Pazartesi, 05 Ağustos 2013 10:52HAMDIM, PİŞTİM, OLMADIM

İnsan ‘artık oldum’ demeyecek. Dediği vakit, hep bir şeyler başkalaşıyor, farklılaşıyor, yaşam ayrı seyrinde yeniden başlıyor. Bir zamanlar, küçük bir kız iken yaz mevsiminin gelmesini dört değil on dört gözle beklerdim. Ya babaannemin, ya anneannemin yazlıklarında olmanın hayallerini kurardım. Hakikatenden deniz, güneş, tasasız öğle uykuları, mutlu temmuz sabahları, kahvaltılarıyla yıllar boyu canım yaz mevsimini geçirir olduk. Yazın bitiyor olması ciddi hüzün verirdi. Yazlık arkadaşlarımızla bir sonraki sene görüşmek ve mektuplaşmak üzere anlaşır, ağlayarak birbirimizden ayrılırdık. Sonra büyüdük, üniversiteli olduk. Yazlıklar kendi haline bırakıldı. Bizler soluğu değişen tatil anlayışlarımızla farklı diyarlarda almaya başladık. Çalışma hayatımız başladı ve derken artık yazı o kadar da sevmemeye başladık. Ben bu duruma bir dönem epey takmıştım. Nedendi acaba yazı, güneşi bu kadar severken şimdi puslu bir havadaki yemyeşil kırları özleyişim? Maviye doyum olmaz elbette ama bana yaz alışkanlıkları artık eskisi kadar ‘karakterli’ gelmemeye başladı. Bunun cevabı sanırım ‘Oldum, olduk’ dememekten geçiyor. Çünkü yaşam son derece özgür bir olgu. Bizler ise kendimize prangalı mahkumlar gibi davranıyoruz. Hayatın farklı evrelerde, farklı süreçler sonunda bambaşka zevkleri, duyguları, hissiyatları getirmesinin normal olduğunu unutuyoruz. Yani en azından kendim öyleyim. On yıl önce denize bakıp yazdığım bir cümleyi şimdi sonsuzlukla ilişkilendirdiğim uçsuz bucaksız kırlarda, bir araba yolculuğunda, dingin bir ağacın gölgesinde bir kahveyle daha keyifle ve içten yazabiliyorum. Sanırım mevzu yaşamın evrelerini kabul edebilmekte. Bununla birlikte insan zevkleri, beğenileri, arzuları sorgularken bir de şu soruda takılıyor. Yine diyorum en azından ben takılıyorum. Niye ben? Niye o? Niye bir başkası değil? Bu soruları başımızdan çeşitli kötü durumlar geçtikçe yahut tanıdığımız, sevdiğimiz insanların başına geldikçe sorarız. Soruyorum. Bir tarafta yaşamını daima bir pamuk tarlasına konmuşçasına geçirenler varken( görünen) diğer tarafta hastalıkla, sıkıntıyla, türlü mücadelelerle yaşamaya çalışanların olması tuhaf değil mi biraz? Evet, sorgulama sürecinin başında hakikaten tuhaf ve adaletsiz bir durumun olduğunu düşünüyordum ben de. Ki hala zaman zaman bu yanlışa sapmaktan kıl payı döndüğüm de oluyor. Ancak çözümledim ki yaşam gönlümüzü hoş geçirmemiz için yaradılışımızdan ibaret değil. Yaşam hakiki bir imtihan. Eğer çalışkan bir öğrenci olduğunuzu Yaratıcı görüyorsa imtihan sorularınızı ve niceliğini ağırlaştırıyor. Siz de buna inanç ve azimle sebat ederseniz beş yıldızlı pekiyi ile sınıfınızı geçiyorsunuz. Büyük başarıların ödülleri daima büyük olur. Bunu, bu sebeple unutmamak gerekir. Çıkan zorlukları da bu şekilde değerlendirirsek, bir başkasının sınanmış olmamasına imrenmezsek yaşam hepimiz için daha yaşanabilir bir yer olacaktır, ben eminim.

Yazımızın yayımlandığı hafta Bayram Haftası. Ben de bu güzel Bayram’ın tüm gönüllere sevgiyi, huzuru, mutluluğu getirmesini diliyorum.

Yaradan’ın nicelerine erdirmesi temennisiyle.

 

Bir Gözlem ve Çıkarım

Birkaç gün evvel çalışanlarımızdan biri,  cezaevindeki oğlu telefon görüş günü olan Cumartesi telefonla aramadığı için epey kaygılıydı. O gün cezaevini yeniden aramasını söyledim ancak aradığını ve sürekli geçiştirdiklerini iletti. Anne yüreğine dayanamadım, ‘Ver bir de ben arayayım’ dedim. Karabük Kapalı Cezaevi’nde yetkililere kendimi tanıttım ve mahkûmun durumunun çok iyi olduğunu, anne ve babasını cumartesi günü aradığını ancak telefonlarına ulaşamadığını öğrendim. Görevliler bir sonraki hafta telefonla görüşebileceklerini belirttiler. Ben de böylelikle gönül rahatlığıyla durumu çalışanımıza ilettim. Üç sene evvel Sinop Cezaevini gezdiğim vakit tuhaf bir şekilde burada yatmış mahkumlar  ve halihazırda cezasını çekmekte olan mahkumlar için üzülmüştüm. Hala da bu tür durumlarda önyargılı olmadan muhasemi yapmaya çalışırım. Özgürlüğün yaşamak ile eşdeğer anlamını bilirim ve bu yüzden üzülürüm. Bilmesem de anlarım dör duvarın arkadaş olamayacağını, parmaklıkların an be an yüreği hançerleyeceğini Ben, başkası ne derse desin bazı dramlara ve kimi durumlara gözümü ve kalbimi kapayamam. Suçu ve suçluyu yüceltmenin tam aksi bir duruştayım. Fakat gel gör ki, özgürlükten mahkum olunmuş bir canı da, ne yapmakta olduğunu da, kaygısını da düşününce hüzünlenirim. Ne yapayım böyleyim ben de...

Haftanın Yazar ve Kitap Önerisi

Bu hafta benim geç keşfettiğim ancak kitaplarını okumaya doyamadığım, hoş, esprili, hayalperest ve fantastik çıkarımları olan bir Türk yazarın yani Selçuk Altun ve kitaplarını önermek isterim. Selçuk Altun Oktay Rıfat hayranı ve kitaplarında da sıklıkla bahseder. Kendisi bir finans adamı olmasına rağmen edebiyat dünyasının farklı bir yerindedir kanımca. Ben daha fazla anlatmayayım ama siz bu kitaplarını bir an önce alıp okuyun derim:

Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir, Bizans Sultanı, Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca, Annemin Öğretmediği Şarkılar

Ziyaretçi Yorumları
  • yasemin
    tüm yorumlar
    YENİ GÖREVİNDE BAŞARILAR DİLERİM CİĞERİM KARDEŞİM. İŞTE SENİN GÜZELLİĞİN . İŞTE SENİN ASALETİN. İŞTE SEN. SENİN GİBİ BİR İNSANIN VARLIGINDAN HABERLERİ OLMALI. SENİ TANIMAYANLAR BİLMEYENLER......
  • yasemin
    tüm yorumlar
    HANDE cim hani yazmışsınız ya BİR HASRET BİN ÖZLEM...aynen öle işte. hümanın kokusunu özledim. sizin sayeniz de hayatım da geçirdiğim en güzel günlerimi özledim. hani siz asansördeyken bile...
  • tüm yorumlar
  • MERYEM
    tüm yorumlar
    müzik zevklerimiz bir olduğu için arattığım bir şarkıda çıktınız karşıma severek takip ediyor ve dinliyorum. Baktım herkez bişeyler yazmış bende yazayım dedim sevgiler.
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Yıllar önce dede ve babaannem ermeni soykırımından kaçarak ağrı ya gelmişler. Babam liseye kadar yaşamını ağrı yığnıtepe köyünde geçirmiş. Bizler hala oraları göremedik.Sizin bu yazınızı okuduktan...
  • lerzan kara
    tüm yorumlar
    tatlım az evvel gezerken rastladım sana yazılarını okudum geçirdiğin rahatsızlık neydi bilemiyorum ama inş. tekrar yaşamazsın sevdiğim adamla evliyim demişsin bunada çoook içten sevindim çook...
  • selim altındiş
    tüm yorumlar
    Sevgili Feride Hande; kişisel sayfanın yeni yüzü çok hoşmuş yazılarını sevrek okumaya devam edecez.sevgiler saygılar...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Bahtsızım demek kabul edip önüne çıkan fırsatlar varsa bile değerlendirememek, doğru anda doğru hareketi yapamamak, fırsatı görüp değerlendirememek gibi sayamayacağım kadar çok şeye sebep olan...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Merhaba; Yazılarınızı çok severek okuyorum. Beni farklı açılardan düşündürtüp, hayata dair yeni pencereler açıyor. Yüreğinize, elinize sağlık. Yeni siteniz de çok güzel olmuş. Hayırlı olsun! Sevgi...
  • meral özkan
    tüm yorumlar
    Güzel kızım, Erdemin, derinliğin, güçlü kişiliğin ve yaşının çok üzerindeki olgunluğun, yazılarına o kadar güzel yansımış ki... Geçmişe dair gönül gezdirdiğim bir ruh hali içinde, başta annen...
  • tüm yorumlar
  • tüm yorumlar