Pazartesi, 16 Eylül 2013 17:48SEVGİ, GÜÇ VE CESARET

“Birinin içten ve derinden sevmesi sizi güçlü kılar. Birini içten ve derinden sevmek ise sizi cesur yapar.” Bu doğru anlatım sürekli izlediğim bir dizide karşıma çıkınca, üzerine yazmak ve paylaşmak istedim.

İnsan daha toy zamanlarında; ilk aşkı, ilk sevgiyi, ilk dostluğu kısacası insan ilişkilerini tanımaya başladıkça önce bir bocalıyor. Acaba diyor “Önce Sevmek mi yoksa Sevilmek mi?”.  Bir süre ki sanırım bu daha çok yeni ergenlik yani ‘delikanlılığa’ ilk adım zamanlarında önce sevmenin peşine düşüyor. Pop yıldızlarını, sinema sanatçılarını, edebiyatçıları hep böyle platonik bir sevgiyle tek taraflı sevmeye başlıyor. Bildiği bu ya, ona dünyanın en şahane şeyi geliyor. Yaş biraz daha üniversite ve hemen sonrası ilk yıllara geçtiğinde ise önce ben sevileyim, nasılsa severim diyor. Kendince haklı. Bu süreç de böyle geçiyor. Sonra zaman dediğimiz tuhaf şey yaşamda hiçbir vakit tek bir kanatla uçulmayacağını öğretiyor. Ve sevmenin de sevilmenin de tadına birlikte varılması gerektiğini anlatıyor insana.  Mesele o ki biri ötekinden kantarda daha fazla gelirse bu güç-cesaret dengesi bozulabiliyor.

Biri tarafından gerçekten sevilirseniz ‘güçlü’ olursunuz. Arkanızda kocaman, heybetli bir dağ gibi duran insan yaşama gücünüz oluverir birden. Bu yüzdendir ki insan sevdiklerinden ayrılınca kendilerini güçsüz, fersiz hissederler. Yaşamın her anı gibi var olan şeyin yokluğu acı verir. Kabul olunmalıdır ki hayat böyle bir zıtlık sebebiyle hala ve yılmadan devam etmektedir. Sevilmek öncesi, sonrası her ne olursa olsun insanoğlunun başına gelen en güzel şeylerdendir. Ancak kanımca önce ‘Sevmek’ daha güçlü bir enerjiyi gerektirir. Ve Sevmek, sevilmeye göre hayli özgüvenli bir durumdur. Birini seviyorsan önceliğin sen değil o olacaktır. Merak ettiğin ben de seviliyor muyum değil, onu daha ne kadar sevebileceğindir. Onun için neleri göz alabileceğin, nelerden vazgeçip, nelere karşı koyabileceğindir. Bu sebeple cesur tavrın adıdır Sevmek. Bu yüzden daha gözü kara, düzen tanımazdır. Sahiüstüdür.

Sevmek bazen bu sebeple sevilmeye nazaran daha  tehlikeli de  bir durumdur. İnsan sevdiğine zarar vermez ancak çok sevmekten kendine her türlü zararı reva görebilir. Bu sebeple cesareti olmayan bir sevdada korkakların da işi yoktur. Bundandır yaşamda daima karşılıklı bir sevgi alışverişini beklemek yanlıştır.  Bunun olması da sevmenin de sevilmenin de doğasına aykırıdır. Sevdiğimiz ve bizi sevdiğine inandığımız insanla evlenmemiz, birlikte olmamız illa ki sevdiğin kadar sevileceksin anlamına gelmez. Dediğim gibi bu zaten külliyen yanlış bir bekleyiştir. İnsan içinin alabildiği, taşabildiğin kadar sevmelidir. Gerisi ise üzerindeki güçten yahut sahip olduğu cesur duruştan kendini bulacaktır.

Sevgiyle,

Feride Hande Gemici

www.handegemici.com

fhandegemici@gmail.com

Haftanın Yazar ve Kitap Önerisi: Alain De Botton yaklaşık beş yıldır ‘en’ yazarlarım arasında yerini almaktadır. Felsefenin üstadlarından yaptığı alıntılar ile romanlarında kurguladığı hayatları öylesine güzel içiçe geçirmiştir ki, felsefeden zerre haz etmeyenler bile onu keyifle okuyabilirler. Kendisi İsviçre doğumlu bir yazar olan Alain De Botton’un önerebileceğim kitapları şunlardır:  Aşk Üzerine, Felsefenin Tesellisi, Seyahat Sanatı, Havaalanında Bir Hafta, Mutluluğun Mimarisi.

Bir Paylaşım: Bugünlerde kafamda planlamaya çalıştığım bir projem var: Bir çocuk kütüphanesi açmak. Kendi kendime, çocukken okuduğum kitapları internetten, kitapçılardan alıyorum. Bir çoğunluk elde etmeye çalışıyorum. Belki sizler de bir kitapla bu projeme destek olabilirsiniz, fikirlerinizi paylaşabilirsiniz diye düşünüyorum. Şimdilik yalnızca kitaplarımı toplama aşamasındayım. Gelişmeler oldukça da muhakkak paylaşacağım. Şimdiden desteklerinize de teşekkür ederim.

 

Ziyaretçi Yorumları
  • yasemin
    tüm yorumlar
    YENİ GÖREVİNDE BAŞARILAR DİLERİM CİĞERİM KARDEŞİM. İŞTE SENİN GÜZELLİĞİN . İŞTE SENİN ASALETİN. İŞTE SEN. SENİN GİBİ BİR İNSANIN VARLIGINDAN HABERLERİ OLMALI. SENİ TANIMAYANLAR BİLMEYENLER......
  • yasemin
    tüm yorumlar
    HANDE cim hani yazmışsınız ya BİR HASRET BİN ÖZLEM...aynen öle işte. hümanın kokusunu özledim. sizin sayeniz de hayatım da geçirdiğim en güzel günlerimi özledim. hani siz asansördeyken bile...
  • tüm yorumlar
  • MERYEM
    tüm yorumlar
    müzik zevklerimiz bir olduğu için arattığım bir şarkıda çıktınız karşıma severek takip ediyor ve dinliyorum. Baktım herkez bişeyler yazmış bende yazayım dedim sevgiler.
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Yıllar önce dede ve babaannem ermeni soykırımından kaçarak ağrı ya gelmişler. Babam liseye kadar yaşamını ağrı yığnıtepe köyünde geçirmiş. Bizler hala oraları göremedik.Sizin bu yazınızı okuduktan...
  • lerzan kara
    tüm yorumlar
    tatlım az evvel gezerken rastladım sana yazılarını okudum geçirdiğin rahatsızlık neydi bilemiyorum ama inş. tekrar yaşamazsın sevdiğim adamla evliyim demişsin bunada çoook içten sevindim çook...
  • selim altındiş
    tüm yorumlar
    Sevgili Feride Hande; kişisel sayfanın yeni yüzü çok hoşmuş yazılarını sevrek okumaya devam edecez.sevgiler saygılar...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Bahtsızım demek kabul edip önüne çıkan fırsatlar varsa bile değerlendirememek, doğru anda doğru hareketi yapamamak, fırsatı görüp değerlendirememek gibi sayamayacağım kadar çok şeye sebep olan...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Merhaba; Yazılarınızı çok severek okuyorum. Beni farklı açılardan düşündürtüp, hayata dair yeni pencereler açıyor. Yüreğinize, elinize sağlık. Yeni siteniz de çok güzel olmuş. Hayırlı olsun! Sevgi...
  • meral özkan
    tüm yorumlar
    Güzel kızım, Erdemin, derinliğin, güçlü kişiliğin ve yaşının çok üzerindeki olgunluğun, yazılarına o kadar güzel yansımış ki... Geçmişe dair gönül gezdirdiğim bir ruh hali içinde, başta annen...
  • tüm yorumlar
  • tüm yorumlar