Pazartesi, 18 Kasım 2013 14:48BİR AĞAÇ KOVUĞUYUM

Bir vakitler okuduğum bir söyleşideki kadının şu sözleri aklıma geldi. Diyordu ki; “Kendimi bir ağaç kovuğu gibi hissediyorum. Henüz hiç filizlenmemiş, koca bir ağaç…”. Kimilerimiz kimi zaman işte tam da böyle hissederiz.

Ağaç kovukları olgunluğun, ermişliğin simgesidir. Herkes onların gövdesine yaslanmak, hikmetinden nasiplenmek, bazen dinlenmek ister. Herkesin gözünde ihtişamlıdır. Ancak o kovuk bazen kendi yeşilliğine, filizlerine dönmek ister. Başkalarına sırt, arka olmaktan kendini ihmal ettiğinin farkına bile varmamıştır. Ne zaman ki kovuğu susuzluktan çatlamaya başlar, güveler vücudunu örselemeye başlar aklı başına o vakit gelir.

Türlü kuşlara ev sahipliği, çeşitli canlılara yol arkadaşlığı yaparsın. Zamanla komşu dallara uzanmak, sarmaşık misali sarılmak istersin. Bir bakarsın köklerin salınırken aldığın yaraların bandı, kovuğunun delikleri olmuş. Kökünü saldığın o canım yeryüzü, göğe uzanacak dallarını tek tek aşağıya çekmiş. Bir bakmışsın toprak senin yükünü çekeceğine, sen toprağın yüküyle yerle bir olmuşsun.

 Bazen bir fidan gibi yemyeşil gözlerle toprağa kök salmak da istersin. Sonra bakarsın ki doğa ana, sana bırakmadan, sormadan kökünü çoktan sokmuş canım toprağa. Boyun eğer, kanunu budur dersin. Köklerin salındıkça toprağa acı çekerek büyümeyi öğrenirsin. Acı çeke çeke huzura ve mutluluğa yelken açarsın.

Topraktaki her canlının yegâne dostu olursun. Solucanlara, karıncalara yaptığın ev sahipliğini; dalların dallandıkça, kovuğun genişledikçe türlü ötücüye, kraliçe arılara, baykuşlara yaparsın. Kâh bir çift aşığın şahitliğini, kâh bir derviş çobanın hikâyesini sır küpü misali saklarsın.

Canım okuyan diyeceğim o ki, koca bir ağaç kovuğu da olsan, uçsuz bucaksız Mezopotamya toprağı da olsan verimli olabilmek, filizlenebilmek için önce kendine yer vereceksin kovuğunda da toprağında da..Sen varsan, sana yaslanacaklar da var diye düşüneceksin. Çünkü hiç kimse kurumuş bir kovuğa sarılmak-yaslanmak, çorak bir toprağa girmek istemez.

Mutluluk filizlerinin yeşereceği günler temennisiyle,

 

Sevgiyle,

Feride Hande Gemici

fhandegemici@gmail.com

 

 

Bir Gözlem Ve Çıkarım: Belki de birçoğunuz gibi sabahları işe geldiğimde öncelikle internetten gazetelere şöyle bir göz atmaya çalışırım. Bu hafta yazımı yazmak için yine bilgisayarımın başına oturmuştum ki ‘Candy Crush’ adlı hepimizin bildiği bu akıllı telefon oyunu hakkında bir yazı okuma fırsatı buldum. Stockholm merkezli olan oyunun yaratıcıları, oyunun neden bu kadar sevildiğine dair başlıkları bir bir sıralamıştı. Oyunun tek elle oynanabilmesi, oyuncuya ‘Çok tatlı’ ‘Tebrikler’ gibi hareketli ifadelerde bulunması, kişiyi sıkmaması gibi özellikler tercih sebepleri arasında yer alıyordu. Benim tam da burada bu oyun ve benzerleri üzerinden bir çıkarımım olacak ki birileri insani güzelliklerimizi, renklerimizi birbirimizle paylaşmamıza fırsat vermeden sanal dünyanın sahte renkliliğine hipnotize ediyor. Bir toplulukta birbirimizin gözlerine bakmadan candynin renkli gözleriyle büyüleniyoruz adeta. Bilmem anlatabildim mi?

                    BİR AHMET HAMDİ TANPINAR ŞİİRİ

                   

                    Ne içindeyim zamanın,                                                                          

                    Ne de büsbütün dışında;

                    Yekpare, geniş bir anın

                    Parçalanmaz akışında.

 

                    Bir garip rüya rengiyle

                    Uyuşmuş gibi her şekil,

                    Rüzgarda uçan tüy bile

                    Benim kadar hafif değil.

 

                    Başım sükutu öğüten

                    Uçsuz bucaksız değirmen;

                    İçim muradına ermiş

                    Abasız, postsuz bir derviş.

 

                    Kökü bende bir sarmaşık

                    Olmuş dünya sezmekteyim,

                    Mavi, masmavi bir ışık

                    Ortasında yüzmekteyim.

 

Ziyaretçi Yorumları
  • yasemin
    tüm yorumlar
    YENİ GÖREVİNDE BAŞARILAR DİLERİM CİĞERİM KARDEŞİM. İŞTE SENİN GÜZELLİĞİN . İŞTE SENİN ASALETİN. İŞTE SEN. SENİN GİBİ BİR İNSANIN VARLIGINDAN HABERLERİ OLMALI. SENİ TANIMAYANLAR BİLMEYENLER......
  • yasemin
    tüm yorumlar
    HANDE cim hani yazmışsınız ya BİR HASRET BİN ÖZLEM...aynen öle işte. hümanın kokusunu özledim. sizin sayeniz de hayatım da geçirdiğim en güzel günlerimi özledim. hani siz asansördeyken bile...
  • tüm yorumlar
  • MERYEM
    tüm yorumlar
    müzik zevklerimiz bir olduğu için arattığım bir şarkıda çıktınız karşıma severek takip ediyor ve dinliyorum. Baktım herkez bişeyler yazmış bende yazayım dedim sevgiler.
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Yıllar önce dede ve babaannem ermeni soykırımından kaçarak ağrı ya gelmişler. Babam liseye kadar yaşamını ağrı yığnıtepe köyünde geçirmiş. Bizler hala oraları göremedik.Sizin bu yazınızı okuduktan...
  • lerzan kara
    tüm yorumlar
    tatlım az evvel gezerken rastladım sana yazılarını okudum geçirdiğin rahatsızlık neydi bilemiyorum ama inş. tekrar yaşamazsın sevdiğim adamla evliyim demişsin bunada çoook içten sevindim çook...
  • selim altındiş
    tüm yorumlar
    Sevgili Feride Hande; kişisel sayfanın yeni yüzü çok hoşmuş yazılarını sevrek okumaya devam edecez.sevgiler saygılar...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Bahtsızım demek kabul edip önüne çıkan fırsatlar varsa bile değerlendirememek, doğru anda doğru hareketi yapamamak, fırsatı görüp değerlendirememek gibi sayamayacağım kadar çok şeye sebep olan...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Merhaba; Yazılarınızı çok severek okuyorum. Beni farklı açılardan düşündürtüp, hayata dair yeni pencereler açıyor. Yüreğinize, elinize sağlık. Yeni siteniz de çok güzel olmuş. Hayırlı olsun! Sevgi...
  • meral özkan
    tüm yorumlar
    Güzel kızım, Erdemin, derinliğin, güçlü kişiliğin ve yaşının çok üzerindeki olgunluğun, yazılarına o kadar güzel yansımış ki... Geçmişe dair gönül gezdirdiğim bir ruh hali içinde, başta annen...
  • tüm yorumlar
  • tüm yorumlar