Pazartesi, 25 Kasım 2013 14:34YAĞMURDA DANS EDEBİLMEK

 “Yaşamak fırtınanın geçmesini beklemek değil; o yağmurda dans edebilmeyi öğrenmektir.” Aslı İngilizce olarak yazılmış bu cümlenin Türkçe çevirisini internette bir paylaşım sitesinde hoş bir fotoğrafın yanına iliştirilmiş olarak okuduğumda, hayatın sanırım tam da bu olduğuna kanaat getirmiş oldum ben de. Yine safi bir mutluluğun olmadığını, mutluluk denen şeyin huzurdan ibaret olduğunu çok sevdiğim bir dostum söylemiş olduğunda da benzer bir doğrulama yapmıştım kendimce.

Öyle ya çeşitli zorluklarla karşılaşmadan, ciddi sınavlara girmeden yaşamayı ne zannediyoruz acaba? Yaşamın bizlere güllük gülistanlık bir kır bahçesi gibi sunulmadığı pek aşikar. O ki türlü elem, keder, hüzün içindeyken; fırtına ötenizi berinizi darmaduman etmişken hala yaşayabilmek ne alâ bilir misiniz? Hani hep diyoruz ya yaşamamızın bir amacı, hedefi olmalı diye. İşte yaşamsal fırtınalarımız bunların üstesinden gelme, başarma, inancımızı koruma ve saadete erme gibi hedeflerimizi gerçekleştirmek adına aslında büyük birer fırsat. Daha önce yazdığım ‘Bahtsızlığı Sineye Çekenler’ adlı yazıda bahsetmiştim. Yaşamları türlü çileyle geçmiş kimilerinin, bu çilelerini nasıl fırsata dönüştürüp dünya tarihine isimlerini yazdırdıklarına hep birlikte şahit olmuştuk. İşte bu insanlar yaşadıkları fırtınanın geçmesini beklemeyi bırakın fırtınada dans edebilecek kudrette olmuşlardır.

Her şey geçer canım okuyan. Her şey eninde sonunda, beğenseniz beğenmeseniz, isteseniz, istemeseniz de yaşanır ve geçer. Bir diğer taraftan bu bildiğimiz anlamda bir son buluş da değildir. Sonsuzlukta baki olan şeyler de vardır. Bu yaşamsal ve pek dolayısıyla İlahi bir devinimdir. Bu İlahi gücün bizim sınanmamıza ne ihtiyacı vardır derseniz konu pek derin ve mühim bir yere gidecektir hiç şüphesiz. Kısaca örnekleyebilirim ki; bir öğretmen çalışkan öğrencisini de tembel öğrencisini de sınava sokar. Az çok kimin hangi puanı alacağını da tahmin eder. Ama kesinlik ve ödüllendirme için sınavın olup bitmesini O da bekler. İşte fırtınalarda takındığımız tavırlar, edineceğimiz başarıyı yahut yaşayacağımız başarısızlığı aynen bu şekilde ortaya çıkarır.

İnsan yalnızca et ve kemik bütünüyle yaratılmamıştır. İnsan ruh varlığının da sahibidir. Ruhlarımızın sonsuz ve nice bilinmez dehlizleri vardır. Ve gerçekten insan olduğumuzu bu dehlizlere ulaşabildiğimiz vakit hissederiz. O vakit şükran duygusunu yaşarız. O vakit yaşamın ve sonraki ebediyetin kıymetini anlayabiliriz. O vakit yaşamak daha anlamlı, o vakit nefes almak daha mühim bir vazife halini alacaktır.

Ve işte ancak o vakit her şeyin, şimdi gerçekten farkına vardığımız İlahi inancın eseri olduğunu  öğrenmemiz ile değişecek; baki kalacaktır.

 

Sevgiyle,

Feride Hande Gemici

fhandegemici@gmail.com

Bir Gözlem Ve Çıkarım: Anadolu topraklarında şöyle bir ifade vardır: “Dışarıdan gördüm Yeşil Türbe, içerisine girdim tövbe tövbe..!” Teşbihte hata olmaz. Bu bizlere bir şeyin, bir insanın dış görünüşünün bize her zaman doğru bilgi veremeyeceğini söyleyen bence anlamı büyük bir benzetmedir. Size diyeceğim o ki her renkli ambalajı önce içindekinin tadına bakmadan gözünüzde büyütmeyin. Bir şeyin hakiki değerinin anlaşılması için önce içine girilmesi, yaşanması gerektiğini unutmayın. Yoksa dışarısı yemyeşil olan türbenin içinin bakımsızlığı sizi hayal kırıklığına uğratabilir canım okuyan. Bilmem anlatabildim mi?

Ziyaretçi Yorumları
  • yasemin
    tüm yorumlar
    YENİ GÖREVİNDE BAŞARILAR DİLERİM CİĞERİM KARDEŞİM. İŞTE SENİN GÜZELLİĞİN . İŞTE SENİN ASALETİN. İŞTE SEN. SENİN GİBİ BİR İNSANIN VARLIGINDAN HABERLERİ OLMALI. SENİ TANIMAYANLAR BİLMEYENLER......
  • yasemin
    tüm yorumlar
    HANDE cim hani yazmışsınız ya BİR HASRET BİN ÖZLEM...aynen öle işte. hümanın kokusunu özledim. sizin sayeniz de hayatım da geçirdiğim en güzel günlerimi özledim. hani siz asansördeyken bile...
  • tüm yorumlar
  • MERYEM
    tüm yorumlar
    müzik zevklerimiz bir olduğu için arattığım bir şarkıda çıktınız karşıma severek takip ediyor ve dinliyorum. Baktım herkez bişeyler yazmış bende yazayım dedim sevgiler.
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Yıllar önce dede ve babaannem ermeni soykırımından kaçarak ağrı ya gelmişler. Babam liseye kadar yaşamını ağrı yığnıtepe köyünde geçirmiş. Bizler hala oraları göremedik.Sizin bu yazınızı okuduktan...
  • lerzan kara
    tüm yorumlar
    tatlım az evvel gezerken rastladım sana yazılarını okudum geçirdiğin rahatsızlık neydi bilemiyorum ama inş. tekrar yaşamazsın sevdiğim adamla evliyim demişsin bunada çoook içten sevindim çook...
  • selim altındiş
    tüm yorumlar
    Sevgili Feride Hande; kişisel sayfanın yeni yüzü çok hoşmuş yazılarını sevrek okumaya devam edecez.sevgiler saygılar...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Bahtsızım demek kabul edip önüne çıkan fırsatlar varsa bile değerlendirememek, doğru anda doğru hareketi yapamamak, fırsatı görüp değerlendirememek gibi sayamayacağım kadar çok şeye sebep olan...
  • Derya Aksu Demirezen
    tüm yorumlar
    Merhaba; Yazılarınızı çok severek okuyorum. Beni farklı açılardan düşündürtüp, hayata dair yeni pencereler açıyor. Yüreğinize, elinize sağlık. Yeni siteniz de çok güzel olmuş. Hayırlı olsun! Sevgi...
  • meral özkan
    tüm yorumlar
    Güzel kızım, Erdemin, derinliğin, güçlü kişiliğin ve yaşının çok üzerindeki olgunluğun, yazılarına o kadar güzel yansımış ki... Geçmişe dair gönül gezdirdiğim bir ruh hali içinde, başta annen...
  • tüm yorumlar
  • tüm yorumlar